#çokayif

Büyüyünce Ne Olacaksın 

Çocukların oyun çağı döneminde başlayan ve ortaokul yıllarına doğru tavan yapıp lise yıllarında son şekli verilse de tekrar tekrar değişkenlik gösteren bir durumdur. Büyüyünce Ne Olacaksın

Yaşça büyük  olanlar sürekli bize bu soruyu sorar durur. Büyüyünce Ne Olacaksın. 

Anne ve baba çocuklarına bir meslek belirlemiştir yada seçmiştir. Bir bakarsın öğretmenlik rahat meslek öğretmen  olsun, bir bakarsın çok konuşuyor avukat olsun,  boyu posu yerinde asker olsun…. Bu meslek tahminleri uzar gider. Çocuğun aklına iyice yerleştirilir. Ama bırak çocuğu biraz büyüsün eğitim hayatının ilk basamaklarını bir geçsin bakalım yönelimi yada isteği ne olacak. 

Ne iş yaptığını yada nasıl yapıldığını tam bilmediğimiz meslekleri seçer bazen sımsıkı hayaline kapılırız.

Köyün tarla-tapu işlemleri için ölçüm yapan tapu kadastro şefi tarla sahibinin çocuğuna sorar büyüyünce ne olacaksın diye. Çocukcağız bir iki şey söyler ama ölçüm şefi oralı olmaz. Bizim dairede avukat var rahat rahat avuç dolusu maaş alıyor avukat ol der. Çocuğun aklına yer etmiştir avukat olacak. Aradan bir kaç yıl geçene kadar çocuk iyice avukat olmayı kafaya koyar ama daha ilkokulda bile değildir. İlkokula başlayınca öğretmen sorar adınız soyadınız ve büyüyünce ne olacaksınız diye. Çocuk adını soyadını söyler ve meslek olaraktan avukat olacağım der.  Öğretmen şaşırır ve sorar Avukat olup ne yapacaksın diye. Çocuk “tarlaları ölçeceğim” der. Çocuk kadastro şefinin avukat ol demesinden onun avukat olduğunu zannederek kafasından meslek seçimini yapmıştır. 

Meslek seçiminde ailelerin yada büyüklerin yol göstermesi ile her birey kendi seçimini yapmalıdır. Bir düşünün otobüs şoförü olmak isteyen birinin öğretmen olmaya zorlandığını yada polis olmak isteyen birinin doktor olmaya zorlandığını hayal edin. Birçok meslek sahibiyle konuşup sohbet edilsin eminim çoğu yaptığı mesleği aslında istemiyordur. Ama çeşitli nedenlerle yöneldiği mesleği artık kabullenmiştir. 

Günümüzde atama bekleyen yüz binlerce meslek sahibi varken belirli mesleklerde yoğunluk belirli mesleklerde ise kimsenin olmadığı görülür. 

Tabi birde şöyle bir sorun var herkes öğretmen olmak isterse diğer işleri kim yapacak. İşte burada aileler ve eğitimciler devreye girerek  ülke ve dünyanın evirildiği süreci dikkate alarak meslek yönlendirmesi yapmalıdır. Zorla meslek dayatma değilde meslekleri tanıtarak bu mesleği yapabilecek beceriye sahip bireyleri daha ortaokul seviyesinden tespit etmek amaçlanmalıdır. Tespitin ardından mesleğin genel alanı ile lisede okumalıdır. Üniversite mesleğin uzmanlık eğitimi alacağı yer olmalıdır. 

Her işveren -kamu veya özel sektör – meslek sahibine hak ettiği maddi sosyal imkanları yeterince verirse hiç bir meslek kadrosu boş kalmaz ve bazı mesleklerde iş bekleyen yüz binler olmaz. Üniversite mezunu biri atanamadığı için özel sektörde kendi mesleğini asgari ücret veya staj diyerek daha da az ücretle çalıştırılınca kimse özel sektörde çalışmak istemez. 

HERKESİN SEVDİĞİ MESLEĞİ YAPTIĞINI BİR DÜŞÜNÜN BELKİ ÜTOPYA GELİR AMA İMKANSIZ BİR DURUM DEĞİLDİR

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s