#çokayif

Aşk

İnsanın varolmasiyla birlikte dunyada varlığı hissedilen ilk duygulardan biride aşktır.

Peki bu aşk denilen duygu neydi. İnsanlar yüzyıllar boyunca resmederek, yazarak – özellikle şiir -, türkü yakıp söyleyerek; aşkı arayıp durmuşlar.

Zamanla yazmak resmetmek yetmemiş olacak ki insanlar aşkı için aşk için çöllere düşüp mecnun olmuş, dağları delip ferhat olmuş…

Şarkılarda aşkı aramış durmuşuz, aşkı sorgulamışız, aşkı binbir hal almıştır şarkılarda türkülerde…

Aşk nedir ? İnsanı bunca derde salan umutlandıran aşk neydi. Araya araya bulmaya çalıştığımız aşk neydi.

Bu hafta aşk acısı  üzerine kurgulu olan Johann Wolfgang von Goethe’nin  Genç Werther’in Acıları   romanını ( 216 sayfa)   okudum. İnsana en güzel duyguyu yaşatan aşk yaşamın sonu olabilir miydi. Okuyarak öğrenmeniz umuduyla …


Kitabın Künyesi
-Adı; Genç Werther’in Acıları
-Yazarı: Johann Wolfgang von Goethe
-Çeviri: Aylin Yıldız
-Yayınevi: Panama Yayıncılık
-Türü: Roman
-S. Sayısı: 216


Kitaptan Alıntılar
  • Biliyorum ki, biz insanlar, hepimiz aynı değiliz ve olamayız da ! (s.13)
  • Mutlu anların ortasında keder yada dehşet verici bir olayla karşılaşınca, bunun etkisi doğal olarak başka bir durumda olduğundan daha fazla hissedilir (s. 34)
  • Kalplerin her eğlenceye karşı açık olması genç insanların, bir daha ele geçmeyecek  olan gençlik günlerini ahmakça şeylere dertlenerek geçirmeleri, iş işten geçtikten sonra da anlamsızca dovunmeleridir. (s. 44)
  • Aşksız bir hayatin anlamı var mı? Aşksız hayat, ışıksız bir fener gibidir. (s. 58)
  • Dünyanın bütün işleri sonuçta aşagilikçadir. Başkalarına yaranmak, zenginleşmek ve  ünlenmek uğruna didinen bir insanda bence kesinlikle bir budaladır. (s. 60)
  • İnsanı gerekli kılan tek şey, hiç kuşkusuz sevgidir. ( s. 77)
  • İnsanoğlu en olmayacak şeylere inandirilabilir, ancak bir kez kafasina bir şey yerleşti mi, onu oradan çekip çıkarmak isteyenin işi çok güçtür. ( s. 78)
  • Nasıl insanlar bunlar! Yaşamları boyunca ihtişam ve gösteriş dışında hiçbir düşünceleri olmamış mı acaba ? (s. 102)
  • Bazen içimden önlerinde diz çökmek, yüreklerinde biraz olsun şefkat besleyebilmelerini ve hırslarla yaşamamalarını rica etmek geliyor. (s. 106)
  • Ben şimdi büyük arzular ve heveslerle inşa ettirdiği köşkünü dönüşte yıkılmış halde bulan ve onun yıkıntıları üzerinde aģlayan biryolcu gibiyim. (s. 127)
  • İnsanoğlu! Ne tanımlanamaz bir yaratık (s. 164)

“Aşk” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s