#Çokayog

İD 28-10

Aşk nedir?

Aşk yaşar mı yaşanır mi ?

Sahi aşk neydi?

Bu ve benzeri sorular yüzyıllarca cevap araya durmuş halende aramaya devam etmektedir. İnsan sevince, aşık olunca bu durumu birçok yoldan ortaya koymaya çalışmıştır. Antik mağara resimlerinden günümüz resimlerine kadar bir-çok figürle bu ortaya konulmuştur. Yazılan metinlerde aşk daimi olarak baş konu olarak yerini korumuştur.

Bizim bahsettiğimiz maddi aşk tabi iki insan arasında yaşanan – tabi bazen tek taraflı da yaşanabiliyor- . Birde manevi aşk var ki o başka yazımızın konusunu olsun şimdilik.

İnsan aşkını yazarak çizerek ortaya koyarkken bazen bu istem dışı olur tabi. Öyle ustalıklar göstermektedir ki insan yazılan çizilene karşıda aşk duyabiliyor.

Aşk öyle bir duygu ki aşk olmazsa güzellik bile on para etmez bu dünyada yani sen güzel olsan ne fayda aşk yoksa güzelliğinin dahi anlamı yoktur. (Aşık Veysel)

Aşkı uğruna mecnun (deli) olmak vardır. Aşkına kavuşamamanin verdiğieziyet insanı aklından edebiliyor. Aşk, aşık olunana güzellik katar bir noktada. Leyla’ya olan aşkından deli divane olan mecnuna padişah sormuş sen bu kuru pek güzel olmayan leyla için mi çöllere düştün diye. Mecnun cevap verir siz bir de benim gözümden görün onu diye.

Aşk, insanın kalbi olmak üzere herşeyi değiştirme gücüne sahiptir. Kim ki kalbinde aşk taşıyorsa o insanın kalbi insana mutluluk saçar. Kalbinde aşka dair emare olmayan biri değil on yıllar bir yıl dahi kalbe insana yük olurda çekilmez bir hal alır hayat.

Peki aşkı güzel yapan neydi insanın doğasında olan. Aşık olan kalbinde güzellik taşır. Sevmeyi sevilmeyi tadar. Tabi aşkı karşılık buluyorsa yoksa sadece tek yönlü elektrik alan fener misali kalır. Malum ki fener güzeldir hoştur ama ampulune elektrik tek yönlü geliyorsa ondan ışık alamazsınız. Ama karşılıklı iki yönlü ise etrafına ışık saçar.

En mesut ailenin yuvanın temelinde aşk vardır. Aşk olmadan kurulan yuvaların bir tarafında hep soğuk rüzgarlar eserde durur. Ama aşkla kurulan yuvalarda ailelerde hep serin serin meltemler eserde mutluluk verir durur.

İnsan yaşamasının en temel noktası olan kalbinde taşır aşkını. Kalbin en mahrem odaları aşka aittir. Aşk kalbin en özel odalarına ev sahipliği yapar. Sakin ola aşkı misafir olarak almayın bu odalara aşk ev sahibi olmadığı müddetçe bir gün çeker giderde kalbinin odaları bomboş kalır.n

İsan kalbi boş olunca ne yöne gideceğini bilemeyen uyuşmuş ayak gibidir.

Ben kalbimde dünyanın en güzel leylasını aşkını taşıdığım için öyle mesudum ki herkese en güzel aşkları yaşamak dileğiyle. Aşkın tadını almamak ne kötü bir tesadüftür bu dünyada

İ’den D’ye