#Çokayog

Cumhuriyet Bayramı

Kayılar, dönemin Anadolu hakimi olan Selçukluların yıkılmaya yüz tutmasıyla birlikte yaşanan siyasî boşlukta bağımsızlığına düşkün Türkler tarafinfan bircok siyasi teşekkül meydana getirilmişti. Bunlardan biride Kayı Türkleri tarafından kurulan Osmanlı Beyliği idi. Bu beylik zamanla devlet ve sonrasında cihan imparatorluğu oldu. Fakat muhtelif sebeplerden bu ulu devlette yıkılmaya yüz tutunca bağımsızlığına aldığı nefes kadar düşkün Türkler tarafından Mustafa Kemal Paşa önderliğinde yapılan Kurtuluş Savaşı sonrasında tam 96 önce bugün Türkiye Cumhuriyeti ortaya kurulur.

Anadolu Türkü nihayet 29 Ekim 1933 günü – Mustafa Kemal Atatürk hayatta iken – Cumhurueytinin onuncu yılını kutlama şerefine erişir.

Cumhuriyetin onuncu yılı şerefine meşhur onuncu yıl marşı büyük bir gururla söylenerek dile getirilir. Ama sonraki onuncu yıllarda böylesi bir marş yazılmamıştır.

Onuncu Yıl Marşı, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Behçet Kemal Çağlar tarafından yazılıp ve Cemal Reşit Rey tarafından 1933 yılında bestelenir. 1933 yılı Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında coşkuyla gururla söylenen marş aynen şöyledir.

***

Onuncu Yıl Marşı

Çıktık açık alınla on yılda her savaştan
On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan
Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan
Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan
Türk’üz, Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi
Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri…”


***

Gazi Mustafa Kemal Atatürk kurduğu Cumhuriyetin onuncu yılı kutlamalarında yaptığı konuşmada onuncu yıl nutku olarak bilinir. Kendi el yazısı ile hazırladığı metni bizzat okuyarak adeta bize bir rehber konuşma bırakmıştır. Konuşma çeşitli platformlardan izlenebilir/dinlenebilir.

Bugün Cumhuriyet Bayramı. Kutlu olsun.

Türk Milleti!
Kurtuluş Savaşı’na başladığımızın 15’inci yılındayız. Bugün Cumhuriyet’imizin Onuncu Yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun!

Bu anda büyük Türk Milletinin bir ferdi olarak bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.

Yurttaşlarım!

Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Bundaki başarıyı Türk Milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak kararlılıkla yürümesine borçluyuz.

Fakat yaptıklarımızı asla yeterli görmeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak zorunda ve kararlılığındayız. Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve en uygar memleketleri seviyesine çıkaracağız.

Milletimizi en geniş refah vasıtaları ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracağız.

Bunun için, bizce zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici anlayışına göre değil, asrımızın hız ve hareket kavramına göre düşünülmelidir. Geçen zamana oranla daha çok çalışacağız.

Daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da başarılı olacağımıza şüphem yoktur.

Çünkü, Türk Milletinin karakteri yüksektir, Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir. Çünkü, Türk Milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk Milletinin yürümekte olduğu yükselme ve uygarlık yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir.

Şunu da önemle belirtmeliyim ki, yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milletinin tarihî bir niteliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, Milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, yaratılış zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, millî birlik duygusunu devamlı olarak ve her türlü vasıta ve önlemlerle besleyerek geliştirmek millî idealimizdir.

Türk Milletine çok yaraşan bu ideal, onu, bütün insanlığa gerçek rahatlığın sağlanması yolunda kendine düşen uygar görevi yapmakta başarılı kılacaktır.

Büyük Türk Milleti!

On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde başarı vaat eden çok sözlerimi işittin. Mutluyum ki, bu sözlerimin hiçbirinde Milletimin, hakkımdaki güvenini sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.

Bugün aynı inanç ve kesinlikle söylüyorum ki, millî ideale tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk Milletinin büyük Millet olduğunu bütün uygar dünya, az zamanda bir kere daha tanıyacaktır.

Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni niteliği ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki gelişimi ile geleceğin yüksek uygarlık ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Türk Milleti!

Sonsuza akıp giden her on senede, bu büyük Millet bayramını daha büyük şereflerle, mutluluklarla, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türk’üm diyene

Atatürk’ümüz elle yazdığı bu metnin görselde de görüldüğü gibi “Beni hatırlayınız” yazmış, sonra o cümlenin üstü kendisi tarafından silinmiştir. Konuşmanın dinlenildiğinde böyle bir söz de sarf etmediği görülür.

Cumhuriyetimizin 100’üncü şerefli yılına 4 yıl kaldı. Tüm yurtta coşkuyla gururla kutlanan bir bayram olması ve yüzüncü yıla yaraşır marş, konuşma olması temennisi ile

Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun