#Çokayog

Fıkra Gibi

Geçmiş zaman olur ki insan bazen gülmek ister, aslında insan hep gülmek ister çünkü mutluluk belirtisidir.

Gülerken insan bazende bir sebep arar kendine bazende gelişine gülüp geçer hayata olaylara durumlara…

Gülmek için sebep olarak anlatılan komik fıkralar her ortamda belirir hemen. Bu fıkraların en önemli kahramanları ise Karadenizli Temel- Dursun, Namık Kemal, Nasreddin Hocadır. Temel-Dursun ikilisi genel olarak karadeniz insanının dünya halini yansıtır. Komiktir gülmek garantidir. Ama fıkranın kahramanı Namık Kemal ile Nasreddin Hoca olunca fıkralar genel olarak argo sözler barındırır. Bu iki şahsiyet kesinlikle bu argo sözlerin faili olmayı hak etmezler.

Bu iki şahsiyet hak etmedikleri halde böyle fıkralara kahramanlık etmeleri onları ruhlarını kesinlikle incittiği gibi bizim milli hassasiyetimizi de örselemektedir. Milli duygularımız ister istemez bilinç altından yok edilmektedir. Çünkü Nasreddin Hoca komik biri olmamakla her sözü ve olayı insana dustür olacak niteliktedir. O, dönemin kadısı olmakla adaleti tecelli ettiren bir şahsiyet olmanın yanında halkın içinden biridir.

Namık Kemal ise başta yazmış olduğu Hürriyet Kasidesi ve diğer eserleriyle Hürriyet ve Vatan Şairi unvanını sonuna kadar hak etmiştir. Kesinlikle argo söz yada beznetmelerle uzaktan yakından alakası olmayan vatan ve milletinin hürriyetini düşünen bunu da eserlerine nakış gibi işleyen bir şahsiyettir.

Namık Kemal’in Cezmi eserinden bir pasajı okumak onun milli duygularının ne kadar fazla olduğunu göstermeye yetecektir.

1870li yıllarda Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınan eser gününüze değin birçok yeni baskı yapmıştır. 2017 yılı baskısında 280. sayfası;

… Yaralarından sızan kanlarla
yüzleri sanki şafak kızıllığına boyanmış, Perihan’ın çenesinde iki tarafa doğru hilali andıran bir açıklık, Adil Giray’ın yüzünde de yıldıza benzer bir nokta kalmıştı.
Cezmi, bu manzarayı görünce dayanamadı, Abbas’ın da yardımıyla, sıcak gözyaşları içinde, iki şehidi koyun koyuna mezara koydualar. Cezmi, her ikisinin de başlarını, birinin yüzünde, diğerinin çenesinde kalan beyazlıklar, ay-yıldız teşkil edecek şekilde, birbirlerine yaklaştırdı, Perihan’ın uzun ve kanlı saçlarını, bir dikdörtgen teşkil edecek şekilde bu ay-yıldızın etrafına yaydı. Sonra Abbas’a dönerek, “Bak” dedi, “Uçları yaralı Türk bayrağı gibi dalgalanıyor mu? Tanrı, tek vücut olarak yarattığı bu iki sevdalı şehidin yüzlerinde, hizmet ettikleri ve uğrunda can verdikleri yüksek maksadın ne güzel bir nişanesini tasvir etmiş…

Vatan ve Hürriyet Şairi Namık Kemal’in tüm eserlerini okumanız dileğiyle…