ismailce

Gidiş Nereye

İlk insanlar dünyada ortadoğu civarına yerleşmişlerdir. Zamanla sayı artınca oldukları bölgeye sığmayan insanlar yeni yeni yerleşim yerleri aramış ve insanlık dünya da dört bir yana yayılmışlardır. İlk yerleşim yerlerinden biri de Anadolu Yarımadası idi.

Anadolu coğrafyası zaman içerisinde öyle fetihlere, istilalara, göçlere maruz kaldığından birçok medeniyetin merkezi olmuştur.

Anadolu topraklarına iyisiyle kötüsüyle sayısız insan iz bırakmıştır. Bazen bu insan değil melek diye tabir edilirken bazende şeytan bunu görse korkar diye tabir edilenler olmuştur. Sadece Anadolu değil tüm dünyada ki insanlar artık bu haldedir.

Kendi türümüzden öyle korkar çekinir olduk ki kendi öz yakınlarımıza hatta kan bağı olanımıza dahi güven kalmadı. Cennetten gelen insanoğluna Adem’den sonra ne oldu peki. Hangi zaman diliminde böylesi insanlar böylesine kötü olabildi diye sormak sorgulamak gerekir. Bu sorgulamayı herşeyi bir kenara bırakıp insanin önce kendine sorması ve cevaplaması gerekir.

İnsan aslında özünde mutlak iyilik olan bir varlıktır. Kötülük ve kötü duygular sonradan sarmış bedenimizi. Sokakta yürürken birbirimizden korkar olduk.

Karanlik sokaklarda yürümekten insan neden korkar peki. Karanlik sokakta sadece sokak hayvanlarından mi korkuyoruz yoksa kendi türümüz olan insandan mi korkuyoruz. Yada hangisi daha korkutucu geliyor insana galiba.

Anadolunun büyük şehirlerinden birinde yaşıyorum. Şehrin sakin bir mahallinde işim vardı. Arkadaşım arabası ile bıraktı. Kendisine teşekkür edip gönderdim işim uzun sürebilirdi. Sonrasında hava karanlık olduğunda işimi ancak bitirebilmiştim. Eve dönmek için şehir-içi otobüslerini kullanmam gerekiyordu. Telefonumun pili bittiğinden kimseyi arama sorma veya telefondan bulma şansım yoktu.

Velhasılı yanımdan geçenlere sordum merkeze nereden gidilir diye. Ama yılışık şekilde bizde bilmiyoruz cevabını aldım. Biraz ilerleyip birine daha sordum, o da biraz sinirli şekilde bir iki şeyler söyledi ama hiç bir şey anlamadım. Kendisi dahi anlamamıştır anlattığını.

Birine denk gelirim umuduyla yolda ilerlerken bir çift yaklaştı, muhtemelen karı – kocadır diye tahmin ettim ve tahminimde yanılmamışım.

Ben bir soru sormadan beni uzaktan gördüklerini ve yardıma ihtiyacım olduğunu düşündüklerini söylediler. Önce biraz çekinmedim desem yalan olur, böyle düşünceli insan var mıdır ki diye. Sonrasında onlara merkeze nasıl gitmek için hangi duraktan hangi otobüse binmem gerektiğini sordum. Adam tahmin etmiştik otobüs sorduğunu dediler. Bana en yakın durak ve nasıl gideceğimizi adamakıllı tarif ettiler. Hatta arabaları ile bırakmayı bile teklif ettiler. Ben öylesine mutlu oldum ki şaşkın şaşkın (nesli tükenen dinazoru karşısında görmüş gibi bakarak) “iyi insanlar siz halen var mısınız diye sordum”. Adamın eşi olan Hanfendi ise mütevazı şekilde karşılık vererek bizi arabayla bırakma konusunda ısrar etti ve iyi insanları maalesef yok ettiler/ediyorlar dedi.

Bu yaşanmışlıktan ben payıma şunu aldım ki Yaşar Kemal, Demirciler Çarşısı Cinayeti kitabında ” O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın p**ine kaldık” derken o kadar haklıymış ki. Ama yine de insanların içinde az da olsa iyi insanlar halen var. Ve iyiki varsınız iyi ve güzel insanlar diyorum yoksa dünya bazılarımız için cehennem olacaktı.

İnsanin ırkı, dili, dini, mezhebi ne olursa olsun iyi ve kötü insan vardır sadece bu hiç hatırdan çıkarmamak gerekir. Ayrıca iyi insanları yok etmemek yok edilmesine seyirci kalmamak gerek. Sonra ki tüm ah vahlar kuru gürültüden öteye gitmez.

iyi insanların kötülerden umut beklemesi de öyle acı verici. Kötü insanin içinde ki merhamet, vicdan ve iyilik adına ne varsa yok olmuştur. Yok olmuşluğa umut baglamamak gerekir. Yoksa hayal kırıklığı bizim için hayatın kendisi oluverir.

“Gidiş Nereye” için 4 yorum

  1. Yazınızın baş kısmı -okurken- biraz yoruyor. Tam pes edecekken esas bölümün başladığını görünce devam ettim okumaya… Yaşanmış bir durumdan ulaştığınız genel yargılara katılmamak mümkün değil.
    Eyvallah diyelim…

    Beğen

  2. Değer nedir?
    Değer, yüreğine dokunduğun ruhu kaybetmemektir.
    Acısını duyduğun insanı yok etmemektir..
    Gözlerinde hayatı gördüğün varlığa sırtını dönmemektir…!
    İnci Gökçen

    Beğen

  3. Reblogged this on thesunrise133 and commented:
    Değer nedir?
    Değer, yüreğine dokunduğun ruhu kaybetmemektir.
    Acısını duyduğun insanı yok etmemektir..
    Gözlerinde hayatı gördüğün varlığa sırtını dönmemektir…!
    İnci Gökçen

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s