#çokayif

Fatih ve Atatürk

Temmuz-2020’de yılların özlemi olrak nitelendirilen Ayasofya’nın tamamının cami olarak kullanılması kararlaştırılmıştır. Yargı tarafından 1934 yılında ki Bakanlar Kurulu kararı iptal edilmiştir. Söz konusu Bakanlar kurulu kararinda Cumhurbaşkanı olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası bulunuyordu. Diğer taraftan ise Ayasofya Camii içinde Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesi olduğu yargı bunu baz aldığı değerlendirilmiştir.

Yüksek lisans dönemimde kütüphane de çok çok araştırma yapıp sürekli kendimi geliştirmeye çalışıyordum. Kütüphane de kitaplar arasında boğuşurken Yazar Safi DÜMER’in 1953 tarihinde basılan “İstanbul mu? Ankara mı? Fatih Mehmet mi? Atatürk mü?” diye bir kitapçığına rast geldim.

Kitabı ilk görünce okuma şansım yoktu. Hemen elektronik ortamının olup olmadığını kontrol ettiğimde pdf olarak indirme olanağını gördüm. Hemen indirdim. Kütüphanenin altında bulunan kirtasiyeden kitapçığı hemen bastırdım. Tahminin İstanbul mu Ankara mi / Fatih mi Atatürk mu diye sorunca kesinlikle Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyetini karşılaştırıyor diye düşündüm. Fakat okuyunca biraz hayal kırıklığına uğradım. Kitap sadece Ankara yerine il ismi olarak Atatürk, İstanbul içinde Fatih isminin kullanilmasi fikrini savunmaktaymış.

Kitabı bir yana bırakacak olursak toplum olarak sürekli Osmanlı yeniden gelsin yada olmaz Cumhuriyet gayet güzel diyenler arasında sürekli bir kör dövüşü vardır. Neden Osmanlı diye sorulunca tam cevap alinamamaktadir. Selçuklu-Osmanli-Cumhuriyet denilen unsurlar ayrı birer devlet değildir. Bu unsurlar Anadolu merkezli kurulan Türkiye Devletinin evreleridir. Hepsi birbirinden değerli evreler olup birinin diğerine üstünlüğü söz konusu olamaz.

Ayasofya’nın yeniden tamamen cami olarak kullanıma açılması ile dönen hilafet ve Osmanlı’nin yeniden gelmesi kısır tartışmadan öteye gidemez. Bunlara zaman kaybetmek yerine elimizde var olan değerleri sürekli olarak geliştirmeli üzerine yeni yeni güzellikler eklemeliyiz.

Ne herhangi bir Osmanlı Sultanı ne de Cumhuriyet dönemi kurucu veya sonraki yöneticilerini karşılaştırmak aheste istigaldir. Herkes kendi dönemi ile değerlendirilmelidir.

Bu yazı vesilesi ile Ayasofya’nın tekrardan tamamen camii olarak kullanıma açılması herkese hayırlı olsun ama caminin adının Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerif yerine sadece Ayasofya Camii denilmesi daha iyi olacağı kanaatindeyim. Yerli ve milli isimlendirme her yerde kullanılmalıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s