#Çokayog

Yıllık Döngü

Soğuk bir bahar sabahıydı. Gün yeni doğmuş ama sadece ışık saçıyordu. Soğuk esen rüzgar güneşin sıcaklığını kesiyordu. İsmail/#Çokayif efendi üzerinde kalın abası ile kapıdan yavaş yavaş çıktı. Şöyle bir etrafına baktı. Yer yer kar parçaları etrafta gözüküyordu. Karlarla geçen günler bitmişti artık. Mart ayının cilvesiyle işe koyulma vakti diye düşündü.

Baharın ilk günleriyle birlikte otlaklar yeşermeye başlamıştı. Uzun bir süre ağıllarına haps olmuş can dostlarını doğa ananın nimetleriyle doyurmak zamanı gelmişti. Sümbül nergiz kokuları eşliğinde her yer cennet gibiydi adeta.

Artık baharın sonuna doğru gelişmekte idi. Bağ bahçe yerli yerince tımar edilip ekilmeliydi. #Çokayif öylede yaptı. Havuz temizlendi. Artık suyun dereye öylece akmasına engel olmak gerekti. Küçük olan göl/havuzun bağlaasını yeni baştan ardıç ağacından yaptı. Çünkü güneş artık nazlı nazlı değil iyiden iyiye yakıyordu. Gömlek gitmek kafi geldiği zamanlara ulaşılmıştı.

Geceleri hava soğuk değil ama serindi bazen aba giymek gerekti. Semada ay ve yıldızların geçidi ayan beyan izlenebiliyirdu. Artık arkasına saklanacak bulutları yoktu.

Bahçe, bağ, bostanlar çiçek açıyordu. Evin ambarında yiyecekler iyice azalmaya yüz tutmuştu. Bu yeni gıdalar için yer açılmasına işaretti. Küçük göl hem bahçeye can oluyordu hemde #Çokayif ailesini serinletiyordu. Gölün kenarında ki kavaklarsa sultanları yelpaze yapan sadık köleler gibiydi. Yerlerinden ayrılmadan serinlik veriyorlardı.

Söğüdün gölgesinde yada güneşin altında binbir çeşit meyve sebzenin hasadı ile ambar dolmaya başlamıştı. Baharla açan çiçekler tohuma yürüyor. Artık yeşil otlar sararmaya yüz tutmuştu.

Ayva sararıp nar kızarınca geldi güz mevsimi. Artık can ister gül ama mevsim nazandı. Herşey sararıp son demlerini yaşıyordu. Bir yandanda güneş cilvelenmeye başlamıştı. Artık eskisi kadar yakmıyor. Yönünü bizden çeviriyordu. Cevizlerde toplanıp ambarın kapısı kapatılınca her yeri gazel kaplanladı.

Rüzgarla dans eden gazeller oradan oraya sürükleniyordu. Enikonu yağmurlarda başlayınca dans sons erdi gazeller son dans yerlerinde kala kaldılar. Ne diyelim ki ölmeden önce böylesine mutlu olmak herkese kısmet olsa.

Gölün bağlaası artık boşa çıkarılmıştı ama su öyle çoğalmıştı ki bağlaa deliği suyun çıkması için kafi derecede yetersizdi. Dolup taşıyordu artık.

Ay ve yıldızlar yine bulutların arkasına saklanıyordu. Yağmurlar yeniden gelmişti. Ama ılık değil sanki buzdan damlıyor gibi soğuktu. Aba yeniden giyilmiş ateşin etrafında bağdaş kurulmuştu.

Güz gülleri gibi kısa süren bu hengameden sonra nihayet pamuk gibi gökten karlar düşmeye başladı. Havuz artık buz tutmuştu. Üzeri kaçamak kayma alanı olmuştu. Soğuk öyle şiddetli idi ki ev adeta #Çokayif için yaşam demekti. Günlerde evden dışarı çıkmak bir yana aklından bile geçirmiyordu. Ama ayaz olan günlerde sema adeta cam gibi oluyordu. Berrak ve hiç bir engel olmadan izlenebiliyirdu.

Bir yıl daha yaşlanmanın tatlı hüznü ve yaşanmışlıkların mutluluğu ile doğanın kalbinde yaşam devam ediyordu.

Her mevsimin her ayın her geçen günün kalbinizde aklınızda hep iyi anılar bırakması dileğiyle iyi okumalar…

#Çokayif

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s